arkadaşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2012 Pazar

Çizdim, oldu!


Birtakım kitap ayraçları çizme fikrini bana Fırat verdi. Fırat, yani Fırat Dövencioğlu. Şuraya bi' tık! ve şuraya da. Hatta buraya da bi' tık!
Bu birtakım kitap ayraçlarını ben bazı güzel insanlara vericem. Sırf daha çok okusunlar diye, yoksa sevdiğimden değil yani...
Tık!

2 Aralık 2012 Pazar

Bu sabah:

     
               "Böyle de tatlı tatlı dinlerim. Hiç mütevazı olamiicam." dedi ve duvara şunu yapıştırıp uzaklaştı.

29 Kasım 2012 Perşembe

Sırf meraktan...

"Büyük bi' kahkaha atmayalı çok oldu" derken art arda gelen olaylar olaylar... 


20'lik Yaş Dişi Vol.3

"Hep çok mühim zamanlarda yakama yapıştı 20'lik yaş dişlerim." diyerek konuşmaya başladı. O an gözü masa üzerindeki Olips' e takıldı; mentollüydü. "Hayır diyemicem" diye iç geçirerek bi' tane aldı. Açtı, konuşurken hep şekerin kağıdıyla oynamaya devam etti. Karşındakini dinlemekten ziyade ilaç için 12 saat hesabı yapıyordu. Soru sorulursa cevabı hazırdı: "Anlamadım?" ve birden "çıt" diye bi' ses geldi. Tokası bugün 2.ye kendi kendine açılıyordu. Saçları dağıldı ve mükemmel bi' koku geldi burnuna. Gözleri güldü bu kez "iyi ki bu saç kremini kullanıyorum." derken eğildi tokasını aldı, üfledi ve tekrar saçını topladı. Sıcak içemezdi çayını, yemekle birlikte de içemezdi. Bekledi biraz soğumasını derken bu çalmaya başladı. Sustu, dinledi. Tabağındaki tiramisudan minik bi' parça ağzına attı fakat ağzı yine 1cm'den fazla açılmadı. Üzüldü, sinirlendi, ofladı pufladı, falan filan...

1 Kasım 2012 Perşembe

Newborn!

Uzun süredir aklımda olan şeyi gerçekleştirmiş olmanın verdiği o garip rahatlığa alıştım. Tasalarımın %90'ını attım gitti. Farklı telaşlar içindeyim; yeni iş ortamı, yeni ev derken yorulduğumu da hissetmeye başladım. Bi'şeylere ayak uydurmak zor. 
Hayatımdaki değişiklikleri uzun uzun yazmiiicam; değer verdiklerimi gözden geçirmem için güzel fırsatlar yakaladım. İyi oldu. Tık!


25 Temmuz 2012 Çarşamba

Oha! Orası Peru mu?

En yakın 2 arkadaşı ile tekrar 3 kişi olarak görüşeceği için o kadar sevindi ki, mutluluktan zıpladığı yükseklikten Peru'yu gördü. Gerçekten! Tık!

29 Haziran 2012 Cuma

Beklenen oldu; Hulk'a dönüştüm!


"Bazenleri gerçekten bi'kaç kişinin ağzını burnunu dümdüz etmek istiyorum fakat sonra hemen geçiyor." diyerek uzaklaştı. Masanın üzerine bunu bırakmıştı.

2 Haziran 2012 Cumartesi

Beni Unutma!


"Referandumda 'Evet!' demeseydi Sezen Aksu'ya daha çok saygı duyabilirdim. Ama dedi. Üzgünüm!" diyerek uzaklaştı!

28 Nisan 2012 Cumartesi

Flashback


Saçlarındaki beyazları görünce- ki tepede 5 tane saydı- "N'oluyo yaaa?" dedi. Sanki o hiç yaşlanmayacakmış gibi... Sonra kulağına çarpan eski bi' şarkı, daha eski şarkıları da getirdi beraberinde. O da kahvesini yudumlarken keyifle dinledi. Herbiri ayrı bi' zamana götürdü O'nu, ayrı insanları anımsadı. Gülümsedi ve dinlemeye devam etti. Tık!

21 Nisan 2012 Cumartesi

Mmmm oh! Mis gibi yeaa! {Beyaz Ev Ağva}

Fotoğrafta fazlasıyla belirttim. Gezegenin en huzurlu köşelerinden birinde soluklanmak ve birbirinden güzel yemeklerin tadına bakmak istiyorsanız tık ve tık!

13 Nisan 2012 Cuma

Olur öyle bazen!

                              
                          Aniden duran öndeki araca, ani bi' duruşla arkadan geçirdik. Her iki araçtaki insanlar ve araçlar iyi!
                                               Tık!

1 Nisan 2012 Pazar

Hık!


Burnunun ucunu çaktırmadan yoklayarak uyuşukluk durumunu kontrol etti, ona göre ara verecekti elindekini içmeye. Biraz fazla kaçırsa belli olmasın diye kıkırdamazdı ama gevşek gevşek gülümserdi. Ortamı bulunca kıkırdamanın üstünde bi' performans sergilerdi. Bi' de başını koyacak yer arardı illaki... Fakat tüm bunların şu anda canının Rulokat istemesiyle hiç alakası yoktu. Tık!

31 Mart 2012 Cumartesi

Baby Girl

1982 Anayasasıyla yaşıt olan kahramanımızın çocukluğuna inecek olursak karşımıza en fazla çıkacak durumlar şunlar olabilir:
1. Çikolata canavarı olarak, anne ve babadan izinsiz, hatta sandalye üzerine 3 yastık koyup buzdolabı üzerindeki çikolataları bi' oturuşta yemesi ve alerjiden 3-4 gün kaşınmasına sıkça rastlayabiliriz.
2. Kırmızı ve siyah rugan ayakkabılara dayanamaması...
3. Televizyonda Kenan Evren'i görünme korkudan çığlığı basması...-Kaldı ki annem bahçeden eve girmem için gökyüzünü göstererek "Kenan Evren geçiyor uçağıyla" diyordu, hala hatırlıyorum.-
4. Patlıcan yemeğini annesine inanarak"çikolatalı yemek diye" sindirmesi...
5. 4 emzikle uyuması...
6. Bando takımı dışında davulu ve davulcuyu tek görünce korkması...
7. Kamyonların çıkardığı "tısssss" sesinden de korkması...
8."Negzelmiş dondurma!" diyerek sadece külah yemesi ki bu hala aile içinde alaylara konu olmaktadır.[Bademcik meselesi]
9. Büyüyünce balerin olmak istemesi...
10. Nerede fotoğraf makinası görse poz vermesi...
11. Baba düşkünlüğü...{elektra karmaşası olsa gerek}
12. Babasının traş takımıyla traş olmak isteyip yanağını kesmesi... 
13. Uzun boylu otların arasında kalınca "Eyvah! Ormanda kayboldum!" diyerek korkarak koşuşturması...
14. Babasının omuzlarında gezmeye bayılması...
15. Amcasına leblebilerini "değirmen oyunuyla" bi' güzel beslemesi, bitince de şaşırıp kalması...
16. "Emel Sayın da banyo yapıyo mu anne?" diye sorması...
17. "Dediğim dedik" bi' çocuk olarak gecenin 3'ünde annesini kaldırıp ağlayarak makarna pişirtip 2 tane ağzına atıp uyuması... {Bu inatlık olayında babamı örnek aldığımı düşünüyorum.}
18. Anneannesine "yaşlı" denilmesini sindirememesi, asla kabul etmemesi...
19. Galatasaraylı dayıyı kıramayıp babası gelene dek GS'li olması, babasını görünce dayısından özür dileyip babasının boynuna sarılması...
20. "Benim niye aaabim yok!" diye ağlaması, annesinin "peki o halde dayına abi de!" demesi üzerine "ama o zaman dayıM kalmiiicak!" diye ağlaması...
21. "Niye hasta oldum ki ben!" diye içlenerek ağlaması...
22. Eve misafirliğe gelen yaşlı amcanın namaz kılarken sırtına çıkıp "dede yat, dede kalk!" oynaması...{İlk kez namaz kılan birini görmüş olmalıyım.}
23. Sevdiklerini çok kıskanması...{Bu pek değişmemiş.}
24. İlk kez gördüğü yeni doğmuş buzağıyı "kulağını ısır, senin olsun." denilmesi üzerine kulağını ısırmaya yeltenmesi...
25. Misafirliğe gidince eteği çıkarıp külotlu çorapla oynaması...{Etek sevmezdim!}
26. Oyuncaklarına isim verirken arkadaşlarına benzetip isimler koyması ...{Canlandırmacılık özelliğini kullanıyor olmalıyım.}
27. "Reşat Nuri" denilince "tiyatroya mı gidiyoruz, oleeey!" diye zıplaması. Akabinde gidilmesi....
28. Leyleklerin bebek getirmediğini bilmesi, dahası bebeğin nasıl doğduğunu bilmesi....{Anne karnına nasıl girdiği çok sonra öğrenildi sanırım.}
29. İçli bi' çocuk olarak Yıldırım Bekçi ve Yıldırım Gürses'i sevmesi...
30. Elektrik süpürgesi sesinden korkunca kucağına alan halasına kızıp, "seni bu sokaktan geçen abilere vericem!" diye çemkirmesi... 
31. Herşeyi koklayarak "İstanbul kokuyor, Kırklareli kokuyor, Tekirdağ kokuyor." demesi...
32. En çok babasının aldığı elbiseleri beğenmesi {ki hala öyledir, zevklerimiz aynı sanırım.}
33. Yaşıtlarına göre erken yürüyüp, erken konuşması... {Doktorum telefonda duyunca "hadi canıııım!" diye inanamamış. Ayını hatırlamıyorum ama erken.}
34. Boyama kitaplarına ve legolarına tapması...
35. "Kimse onunla oynamıyor." diyerek acıdığı kızla oynayıp 2 kez bitlenmesi...
36. Her kıvırcık saçlıyı "arap" sanması hatta "Anneciiim; teyzem de arap mı?" diye sorması....
37. Sütten nefret etmesi, kardeşinin dönemiyle Neaquik'le tanışıp bağımlısı olması...
38. Nerede bando görse duygulanması...{Çocukluktan kalma, askeri bölgede yetişmenin verdiği bi'şey olsa gerek, bilemedim.}
39. Bakkala gidip "emzik" alması, sonra o emziğin içini açıp içindeki renkli dalgayı çıkarmak istemesi....{Emdiğimi söylemiyorum.}
40. O 4 emzikten davulcu korkusu yüzünden vazgeçmesi? {Ramazan Davulcucu bahşiş toplamaya gelince annemin "davulcu aldı emziklerini" diyerek bıraktırması. Sormamışım bile bi' daha. Bi' kaç kez zırlayacak olmuşum yine "davulcu" diye korkutulmuşum...
41. Yakari, Voltran, Şirinler düşkünü oluşu... Clementine izleyince korkup içinin kararması...
42. Annesi sayesinde Tina Turner'ı tv'de görünce tanıması...


Efenim; uzar gider bu liste. Sonraki dönemlerde erkek kuzenler arasında kalmanın verdiği hisle, ölü fareyi kuyruğundan tutup sevmediğim tipleri korkutmalarım, taşların altında solucan arayıp bulup, tavuk-kuş besleme çabalarım ve daha nice serserilikler... Yazmaktan sıkıldım sanırım. Tık!

19 Mart 2012 Pazartesi

Only You

Hani bazen yorgun argın eve gelip, kendini koltuğa atıverirsin ya...
Hani uzun tatillerde en çok evini özlersin ya...
Hani misafirin gidince evine "başbaşa kalmak ne güzelmiş" dersin ya...

18 Mart 2012 Pazar

Çatapat

Herkesin istediğini istememekti belki de tek farkı. Tık!

14 Mart 2012 Çarşamba

10 Mart 2012 Cumartesi

Üniversite Yılları


Arkadaşları  bekleme hususunda Haldun Taner Sahnesi'nin önünü mesken edinmişliğimiz AKM'den daha çok, hakkını yiyemem şimdi... Tık!

6 Mart 2012 Salı

Flashback

"Uçacağım yüksekliği kestiremiyorum." derken bile sesinin titremesinden anlaşılıyordu ürkekliği. Birden sinirlenip "Bana ne yeaa! Uçmiicam ben!" diyerek ağaçtan aşağı indi. Kulaklıklarını takarak dinledi: Tık!

5 Mart 2012 Pazartesi

"Ay nerede doğsa, oradaydık..."


Üstteki jogging ve azıcık jimnastikten sonra üniversite fotoğraflarına baktım. Baktım bakmasına da iki göz iki çeşme nasıl bakmaksa ben de anlamadım! 
Mesela Fenerbahçe Parkı'nda akşamları Güneş'i uğurlamalarımız geldi aklıma, sonra Moda geldi, sonra Mayıs kokusu aldım. Hanımeli kokusunu ilk almaya başladığımız, daha bıkmadığımız vakitler... Sonra çimen soğukluğunu hissettim. Sonra bi' Ay Tututlması ve tam o sırada kulağıma Zerdaliler'i fısıldayan Ezginin Günlüğü...
Çok büyük özlediklerim var! Tık!

2 Mart 2012 Cuma

It's a girl! ♥

Bi'kaç ay sonra Dünya tatlısı bi' şirinenin halası olcam. Babası çok yakın arkadaşım. Birlikte aynı şartlarda iş hayatına atıldık, dert ortağı olduk birbirimize, yardımlar ettik. Ben biliyorum ki canım sıkılsa, tepem atsa, işini gücünü bırakı bana zaman ayırabilir, keza ben de O'na. İyi ki O'nu tanımışım ve geçen akşam "çok güzel bi' bebek elbisesi modeli buldum. Sizinkinde deniicem" dediğim zaman, "tamam halası, kızıma da dik sen" dediğinde çok duygulandım yav. Benim o düşünceli, hassas arkadaşım baba olacak. Babam kadar yakışacak O'na baba olmak! Beklemedeyiz cimcimeyi efenim.