dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2013 Pazar

Dexter!

Senelerdir Pazartesi sendromu yaşamıyor olmamda önemli bi' yeri vardı Dexter'ın; işten geldiğim gibi pijamaları çekip bacaklarımı uzatarak izlediğim en mükemmel diziydi bence. Fakat bitiş o bitiş... Devam edecekmiş gibi yapması da ayrı bi' "?" barındırıyor ya neyse... {Bu konuyla ilgili çizmesem olmazdı. Hadi çizdim; yazmasam hiç olmazdı.}

3 Nisan 2012 Salı

"Uyku tutmuyor sakın gelme!"


Arkasına bi' sürü taktığının farkında olmadan yürüyordu. O an aklından: "Meksika Yemeği yemeyeli amma da çok oldu yaaa" geçiyordu, evet!
[Dexter'ı ve The Walking Dead'i tatile yollayan kahramanımız Game of Thrones'a kavuşmanın verdiği seviçnle zırvalamaktadır. Tık!]

22 Temmuz 2010 Perşembe

Vakit geçirmece...


 Bu duyguyu seviyorum sanırım; farklı bi' iç huzur...
Daha önce de bahsettiğim üzere bendeniz bi' süredir Flash Forward isimli diziyi izlemekteydim.-internet üzerinden izliyorum üzgünüm ki- Neyse... Lost'un bünyede yarattığı hayal kırıklığını tedavi edecek en yerinde bi' dizi olduğu kanısındayım. Mükemmeldi, baştan sona mükemmeldi hemde... 10. bölüme kadar sıkıldığım, sabırsızlandığım yerler oldu. Fakat 10. bölümden sonra çorap söküğü gibiydi. 
Bazı sahnelerde heyecandan yerimde duramadım. İnternetteki aksaklıklar da sabırsızlığımı kamçıladı derken akşam bitirdim. Aslında bugüne sarkıtmıştım son bölümü ama uyuyamadım aklıma takıldı sonu. Süper bi' diziydi, yerli diziler gibi saçma değil; yani yerli dizilerdeki o en heyecanlı sahnenin bi'sonraki haftaya bırakılması yoktu bu dizide. Bu da bi'nevi izleyicilere saygıdır bence, reklamı geçiyorum. Reyting korkusu sanırım yaptırıyor bu gereksiz olayı da neyse...
Flash Forward finansal sorun nedeniyle tek sezonda kalacakmış diye duydum. Lost gibi uzadıkça saçmalayan bi' diziye bi' ton para yatırıyorsan, bu diziye esirgememelisin bence. Kitabı da varmış ayrıca ama önce kitabı okumak daha iyi olurdu bence. Final bölümünde devam edecekmiş, etmeliymiş gibi geldi ki 2016'ya endeksli durumlar vardı ya neyse...
Persons Unknown'a başlıyorum şimdi, Prison Break'e benzetenler falan da var, trailerını izledim. Bence gayet sürükleyici gibi duruyor. Bakalım bakalım...
"Haven" diye bi' dizi daha takip ediyorum ki deli saçması gibi biraz... Supernatural gibi; doğa üstü olaylar falan... Ben normalde inanmadığım olayların filmlerini izlemekten sıkılıyorum, yavan ekmek yemek gibi bi'şey bu sanki.
Sıkıldım yazmaktan. Tık bakalım!


Not: Resim buradan!

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Ooooooooiiiiih! 8)


Şu anda dinlediğim şarkıdan dolayı yazmakta zorluk çekiyorum ahah pek neşeli.. Bi' dk bitsin de öyle yazacağım. Oih! 
Tamaaaam! Bitti şarkı. Ne diyordum. Heh... Tatil resmen başladı da benim planları toparlamakta yaşadığım zorluk birazcık bunalmama sebep oldu. Bi'kaç kişi plan yapınca orta yolu bulmak biraz zor oluyor. Sabah gezi arkadaşım Yian'la konuştum. Ne zaman "şuraya gidelim miiiii?" desem beni asla kırmamıştır. Onun kadar gezmelere düşkün birini daha tanımadım ben. Bu yaz tatilime özen gösteriyorum. Yani önümüzdeki yıl benim için zorlu bi' yıl olacak gibi görünüyor. Çünkü sınıf sayım arttı. Bu da extra sorumluluk demek. E zaten yoğun çalışıyoruz, bi' de kafamdakileri yapamazsam pek heyheyli dolanırdım etrafta gibime geliyor. Neyse...
Bozcaada ya da Cunda arasında gidip gelirken Cunda'da karar kıldık. Kalabalık bi' mekan istemiyorum ben. Şöyle huzur içinde dinlenmeliyim, 2 adımda bir bi' radyasyonlu Rus kızı takılmasın istiyorum ayağıma... Bu durumda en doğru kararı verdiğimi düşünüyorum! 
Grangé- Ölü Ruhlar Orman'ını okuyorum ve şimdilik kesinlikle mükemmel gidiyor diyebilirim, tıpkı diğer romanları gibi kusursuz kurgu... Bakalım sonu ne olacak?
Oda kokularını çok seviyorum ben. Mesela şu an, çam kokusu yüzünden kafa 1500 oldu benim. Bunu da neden yazdım hiç bilemiyorum. Uzadıkça saçmalayacakmışım gibi bi' his var içimde ki zaten sıkıldım yazmaktan! Flash Forward 11. bölümdeyim. 10.bölüme kadar biraz sıkılmıştım ama 10.da bi' heyecan başladı ki offf offff offffff!
Neyse... Tık bakalım!

8 Temmuz 2010 Perşembe

Vahim Meseleler Volume1: Endişede 1.safha!




Gitmeden önce üstteki evlat gibiydi biri... Acaba akşam birinin onu merak ediyor olmasından dolayı mı korktu da gelmedi? 


Bu hususta bu yazı son, başka yazı yok!
Tık o halde!


Biraz bana dair şimdi:
O kadar bunaldım ki, bi' an önce kaçıp gitmek istiyorum. Evdeyim sürekli ama bu benim devamlı çalıştığım anlamına gelmiyor. Mesela savsakladığım bi' tarih var. Bi' yanım da çok rahat, "süper bi' kurumdasın, bırak yaa, bugüne dek ekmeğini devletten kazanmadın ki?" diyor. Ben çevremdekilerden etkileniyorum sanırım. Ama neyse ki çabucak geçiyor. Rahatlığımı seviyorum. Cumartesi çocukluk arkadaşım evleniyor. Onun düğünü olmasa sınavdan çıktığım gibi Derya'nın yanına kaçardım mesela. Kara kara düşünüyorum; ailem zaten katılacak törene "gitmesem?" diyorum ama kız özellikle aradı. "El mecbur" durumları artık. Oysa çok samimi değilim. 
Benim biraz yüzmem gerekiyor, sonra çokça çizim yapmalıyım. Okumam gereken kitaplar listede 3 parmak yer kaplar oldu. Flash forward bitirilecek daha. Sonrası Persons Unknown' a başlanacak ki yeni keşfimdir; 13 bölüm sadece, Eylül'de bitiror. Demem o ki; şu sınav bitse de hayat normale dönse. Şimdi de yapabilirim tüm bunları, pek çalışmıyorum ama vicdan yapıyorum o zaman! Oih! Sıkıldım yazmaktan.
Tık bi' daha!

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Başlığı da sen koy! :)

"Geçmez!" dediğim zamanların ne ara geçtiğini unuttum. Düşününce "çooook zor" olduğunu kabul ediyorum ama herşeye alışılıyor.
Yazılılardı, kurslardı, SBS sınavlarıydı derken geçivermiş zaman. 
Lost'u da sakladık! 2007 yazında izlemeye başlamıştım ben. O filme o son yakışmadığı kanısındayım. Flash Forward izliyorum şimdi. O da tek bölümmüş, "tüh!" diyorum ama House M.D. devam!
Ne film izliyorum ne bi'şey bu ara. Alışveriş yapıyorum ama.. Cici bici elbiseler, etekler aldım bu sezon. Renkli saç bantları, küpeler. İyi ki kız olmuşum ben yaaa, amma da seviyorum süsü, inciği boncuğu...
Jehan Barbur dinliyorum, ve de Vanilla Fudge tabii ki... 
Çok zor yazdığımı farkettim. Gelmiyor içimden eskisi gibi yahu... Umarım geçer bu halim! Bi' heyecan lazım;)
Gittim bile! Muah!