huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2019 Cuma

Doğa’m

Nereden başlasam diye düşünürken fotoğraf aslında herşeyi anlattı. Evet, anne oldum ben. Oih! Dünyalar tatlısı bi’ kızımız oldu Mayıs 2019’da. Neredeyse 6,5 aylık bi’ minnoş var artık hayatımızda.
   Ben artık eski ben değilim, asla da olamam duygusal anlamda. “Anne olunca anlarsın”ı gerçekten anlıyorum. Dün mesela 38 derece ateşim vardı, ağır nezle, hastanede ağlayan bi’ yenidoğan gördüm annesinin kucağında. Kadının ödemi hala bacaklarında, belli ki çok yeni, en fazla 1 haftalık. Bebek ağladıkça ben de ağladım. Kadının yerine koyup kendimi ağladım, çaresizliğim aklıma geldi yine ağladım. Lohusa kafası geçiyor ama yarattığı duygusal etki belki de işte o baki...
Doğa 6. ayını doldurduğunda çalışmaya başladım. Ek gıdaya geçtik çünkü, bana olan ihtiyacı zamana yayıldı. Bırakmak o kadar zor geldi ki evden çıkarken dönüp dönüp baktım O’na. Metroda hep videolarını izliyorum hala... Bir insan büyütüyoruz ve bu dev sorumluluğu almadan önce çok düşündük eşimle “acaba bu ülke şartlarında yetebilecek miyiz çocuğa” diye. Sonra “bizim gibilere ihtiyacı var bu Dünya’nın” da dedik. Velhasıl verdiğimiz en güzel karar olmuş O’nu istemek.
 Şimdi ben O’nu anlatsam uzun uzun, klasik çocuğunu dilinden düşürmeyen tiplere dönerim ki en dikkat ettiğim şey bu arkadaşlar arasında, sorulmadan anlatmıyorum bebeğimi. Ben sıkılıyordum böyle tiplerden, başkasına aynı şeyi yaşatmam.
Demem o ki bu blog artık minik bi’ cimcimeyi de ağırlayacak konularda. Doğa ne yedi? Kakişi nasıl? başlıkları değil de benim hissettiklerimi yazacağım. Büyüdüğünde okusun diye O’na mail atıyorum. Bu blog sadece benim için, benim hissettiklerim... Ha büyüyünce Blogger hala yerinde duruyorsa okur.
Hastayım diye maskeyle dolaşıyorum evde. Sadece emzirmek için kucağıma alıyorum. O kadar çok özledim ki O’nu, buna da ağlıyorum. Ahahaha evrildiğim hale bak. İyi ki de evrilmişim.
Hoşgeldin bebeğim, burası annenin bloğu. Tık!

PS: Babasının sevdiği, Doğa’yı ilk 4 ay uyuttuğumuz şarkı. Dün Spotify yılın özetinde bu şarkıyı 30 saat dinlediğimi öğrendim. Afagsh Neyse bai.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Hal böyle:

                                                             Tık!

21 Nisan 2012 Cumartesi

Mmmm oh! Mis gibi yeaa! {Beyaz Ev Ağva}

Fotoğrafta fazlasıyla belirttim. Gezegenin en huzurlu köşelerinden birinde soluklanmak ve birbirinden güzel yemeklerin tadına bakmak istiyorsanız tık ve tık!

15 Ocak 2012 Pazar

Beyaz Ev Ağva


"Ruhunuzu dinlendiren Ağva'daki eviniz"

Hayatımda gördüğüm en güzel butik otel! 


Kısa bi' spoiler: 
"Ağva'ya gelmeden, yemyeşil yollarda başlarsınız keyif almaya… İstanbul’un yanı başında bir o kadar da uzağındasınızdır. Ruhunuz huzur bulmaya başlar sarı yeşil tüm tonlarını gördükçe ağaçların, yaprakların… Ben hep burada yaşasam burada yaşlansam hissi verir insana…

Bizler de bir geldik bir daha gidemedik Ağva'mızdan. Buralı olmaya, burada köpeklerimizle, çiçeklerimizle, böceklerimizle yaşamaya karar verdik. Evimizin adını da Beyaz Ev koyduk. Öyle keyif aldık, öyle mutlu olduk ki ruhumuzu ve sevgimizi katarak yaptığımız evimizde sizleri de misafir ederek bu duyguları paylaşmak istedik."
şeklinde özetlemişler. İki mükemmel kadın işletmeci tarafından kuruldu ki birini çoooooooook acayip seviyorum. Girls On Blog  'tan tanıyorsunuz. 
Kesinlikle tavsiye ederim, hayatınızın en huzurlu günlerini geçireceksiniz, emin olun! 
Daha fazla ayrıntı için:   http://www.agvabeyazev.com